18 Ekim 2014 Cumartesi

Sabır: İlaç mı? Alışmak mı? Yoksa ömrümüzden geçip giden zaman mı?

Bir olay,olgu ve durum karşısında karşımıza çıkan, bazen hiç çekinmeden eş, dost, akraba, arkadaş vb. tarafından yüzümüze bir tokat gibi yapıştırılan bir sözcüktür ‘SABIR’. Her şeyin ilacı, her derde deva olarak tanımlanır.
Bazen olmuş her şeye alışmaktır SABIR. Zamanı gelmeden, kesin olacağını bildiğimiz bir olgunun, gerçekleştiği esnada sessiz sedasız beklemek, zamanla o duruma alışarak sabrımızın meyvesini aldığımızı düşünürüz.Aslında alışmışızdır her şeye, kendimizi kandırmaktan başka bir şey ortada yoktur.
Ya sabır derken, ömrümüzden yitip giden zaman, bazen gençliğimizin en güzel yılları olur, bazen en verimli yıllarımız olur, bazen de gerçekten boşa geçip gitmesi gereken bir zaman olur.
Yani dostlar aslında ‘SABIR’ hiç bir şeyin ilacı değil. Sadece var olan veya olacak herhangi bir şeye alışmak veya alışmak için ön hazırlığımızı yapmaktır. Belki ‘SABIR’ diyerek fazla kafa yormamış oluruz (Taksak da bir şey değişmez.) ama olan; insan hayatındaki en önemli olgu olan boşa akıp giden zaman olur.
CÜMLETEN GEÇMİŞ OLSUN YANİ!!!